İNŞAAT SEKTÖRÜNDE MALZEME TEDARİK YÖNETİMİNİN ÖNEMİ

Paslanmaz Çelik Paslanır mı? Paslanmaz mı?
Ocak 18, 2017
Korten Çelik Saksı ve Seperatörler
Ocak 23, 2017

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE MALZEME TEDARİK YÖNETİMİNİN ÖNEMİ

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE MALZEME TEDARİK YÖNETİMİNİN ÖNEMİ

Maliyeti azaltma, kaliteyi yükseltme ve son ürünün müşteriye teslimine kadar olan tüm süreçlerin geliştirilmesi hedefleri, inşaat şirketlerini son yıllarda tedarik zinciri yönetimine yöneltmiştir. Sektörde genelde dış kaynak kullanımının fazla olması malzeme tedarik zinciri yönetiminin benimsenmesini ve uygulanmasını sağlamaktadır.

Ülke ekonomisinin istenen düzeye çıkarılabilmesi, eldeki kaynakların verimli bir şekilde kullanılması ile mümkündür. İçinde bulunulan ekonomik koşullar yöneticileri, sistemlerin başarısını arttırabilmek için, başka bir deyişle kaynaklarını daha verimli kullanabilmek için, çeşitli bilimsel yöntemleri kullanmaya yönlendirmektedir.

Bu nedenle kısıtlı sürede, en ekonomik şekilde üretimin amaçlandığı inşaat sektörü için de malzeme yönetimi kaçınılmaz olmakta ve uygulama da verilen önem giderek artmaktadır.

Bütün kaynakların verimliliğinin maksimum düzeyde sağlanabilmesi için belli bir plan dâhilinde kullanılmasının ne kadar önemli olduğu bilinmektedir. Kaynakların iyi bir şekilde planlanamaması, yani gereken zaman ve yerde malzemenin temin edilmemesi, plansız malzeme kullanımı nedeniyle fire oranlarının artması, gerekenden fazla temin edilmesi gibi nedenlerle istenmeyen gecikmelere, istenen verim, kalite ve karlılığa ulaşmamaya neden olmakta ve bu durum ister istemez ekonomiye olumsuz olarak yansımaktadır. Bu yüzden tedarik zinciri ve yönetimi gibi kavramların iyi bir şekilde anlaşılması ve yabancı ülkelerdeki örneklerin incelenmesinde yarar vardır.

Tedarik Nedir?

Tedarik kelimesinin sözlük anlamı, araştırıp bulma, elde etmedir. İşletmeler açısından ise tedarik kavramı, üretim sürecinde gerekli olan hammadde, yardımcı madde ve sermaye mallarının araştırılarak bulunması ve satın alınarak elde edilmesi için yapılan faaliyetlerdir.

Tedarik Zinciri

Bir tedarik zinciri; tedarikçiler, imalatçılar, dağıtıcılar, toptancılar, perakendeciler gibi çeşitli iş aktörlerinden oluşan bir ağda, hammadde temininden ürünlerin son tüketicilere dağıtım ve pazarlanmasına kadarki tüm iş süreçlerinin birlikte uyum içinde hareketini sağlamak üzere, malların ve bilginin akışını yöneten bütünleşik bir sistem olarak tanımlanabilir.

Genel olarak tedarik zinciri, hammadde kaynağından başlayarak müşteriye ürünün teslimine kadar olan süreçleri kapsamaktadır. Bu süreçler, temel olarak satın alma, üretim, depolama ve lojistik faaliyetleridir. Şirketlerin karşılaştığı değişime uyum sağlayabilmeleri için tedarik zincirlerini etkin ve verimli hale getirmeleri kaçınılmaz olmuştur.
Bu zincir içinde ürün akışı, iade akışı ve nakit akışı gerçekleşmekte, talep tahmini, sipariş yönetimi, üretim planlama ve çizelgeleme, stok yönetimi, satın alma yönetimi, tedarikçi yönetimi ve tedarik, dağıtım planlama, iade yönetimi, depo yönetimi, nakliye planlama, müşteri ilişkileri vb. faaliyetler yürütülmektedir. Bu faaliyetlerin tedarik zinciri bütünü içinde ne kadar entegre, koordineli, etkin ve verimli gerçekleştirildiği her zaman bir soru işaretidir.

Tedarik Zinciri Yönetimi ve Amacı

Tedarik zinciri yönetimi; işletmenin iç kaynaklarının dış kaynaklarla entegre edilerek etkin bir biçimde çalışmasının sağlanmasıdır. Amaç geliştirilmiş üretim kapasitesi, piyasa duyarlılığı ve müşteri/tedarikçi ilişkileri gibi işletmenin tüm performansını oluşturan değerlerin arttırılmasıdır. Tedarik zinciri yönetimi, hammaddelerin temin edilmesinden imalat ürünlerine ve buradan da tüketiciye işlenmiş ürünlerin dağıtımına kadar tüm tedarik zinciri boyunca bilgiye dayalı karar almamıza olanak vermektedir.

Başka bir deyişle tedarik zinciri yönetimi; “müşteri odaklı kurumsal vizyon etrafında gelişim gösteren, bir işletmenin iç ve dış bağlantılarını yöneten ve ardından iç fonksiyonellik ile iç organizasyon arasındaki sinerjinin bütünleşimini ve koordinasyonunu sağlayan bir yapı” olarak ele alınabilir. İç tedarik zincirinin başarılı bütünleşimi ağırlıklı olarak, tedarik zincirindeki halkalar arasındaki kusursuz ve zamanında bilgi paylaşımına bağlıdır.

İnşaat Sektöründe Tedarik Zinciri

İnşaat tedarik zinciri, müşterinin talebinden başlayarak en son yıkımına kadar olan çok geniş bir süreci kapsamaktadır. İnşaat tedarik zinciri yönetimi ise tasarım, inşaat, ana yüklenici, alt yüklenici ve tedarikçi arasındaki bilgi, malzeme ve nakit akışlarının etkin olarak yönetilmesidir.

Yapım yönetiminde işin zamanında bitilmesi, maliyetlerin düşük tutulması, üretkenliğin arttırılması, yapım bileşenlerinin ve binaların istenilen kalitede üretimi amaçlanmaktadır. Yapı yönetimine verilen önemin artması ile birlikte yeni teknik arayışlarına geçilmesi ve uygulanması artmıştır. Bu nedenle planlamaya verilen önem artmış, projenin üretim giderlerini minimuma indirerek zamanında tamamlanması öncelikli hedef olmuştur. Hedefin gerçekleşmesi için yapılması gereken kontrollerin başında malzemeyi devamlı kontrol etmek, malzeme miktarını iş programından yararlanarak doğru tespit etmek, doğru zamanda ve istenilen kalitede sipariş etmek, malzeme kayıplarını önlemek, kontrol birimi ile karşılıklı ve paralel çalışmak gelmektedir.

Bir ürünün gelişiminden daha çok bir tedarik zinciri olarak inşaatın gösterimi, endüstrinin üretim ve iş faaliyetlerinin organize edilmesi için en etkili yaklaşımı sağlar. Süreç, tesis isteyen bir müşteri ile başlar. Tesis olarak bir bina, özel veya ticari gelir getiren bir şey, yollar ve demiryolları gibi diğer altyapı işleri, merkezi ve yerel hükümet işleri olabilir. Süreç, müşteri veya diğer birkaç tasarım tarafından uygun görülecek bir ürün veya tesis ile sonuçlanır.

İnşaat Projeleri Yönetiminde Malzeme Yönetimi

İnşaat sektöründe kullanılan malzemenin ihtiyaç duyulduğu andan üretimde kullanılma anına kadar olan süreç boyunca malzemenin planlama ve kontrolünün mümkün olduğu bilinmektedir. Planlama sürecine malzemenin kullanımı, denetimi, maliyet üzerindeki etkileri, organizasyon yapısı ve sistem planlaması dahildir.

İnşaat sektöründe malzeme yönetimi; malzeme metrajı, gerekli malzemelerin temini için talep bilgilerinin hazırlanması, talep bilgilerinin malzemenin teminini gerçekleştiren birime iletilmesi, malzemenin temin edileceği tedarikçilerin tespit edilmesi, tedarikçilerden teklif alınması, tekliflerin değerlendirilmesi, tedarikçi firma seçimi ve sözleşmenin yapılması, tedarikçilerin malzemenin zamanında teslim edilmesi için izlenmesi, malzemelerin istenilen özelliklere sahip olması için kalite kontrolünün yapılması, malzemenin şantiyeye güvenilir ve ekonomik şekilde teslim edilmesi, hurda ve iade edilecek malzemelerin elden çıkarılması iş- levlerinin gerçekleşmesine yönelik tüm planlama, kontrol ve denetleme işlemlerini içermektedir.

Malzemenin temin edilmesi kadar dağıtımı da önemlidir. Özellikle şantiyeleri merkezden uzak yapımlarda önem kazanan durumda, çok sayıda fazla malzemenin toptan alımı ya da farklı yapım alanlarına dağıtılması gerekebilmektedir.

İnşaat Projeleri Uygulamalarında Malzeme Yönetimi Önemi, Süreci ve Farklılıkları

Malzemenin en rasyonel biçimde kullanımının sağlanması etkin bir malzeme yönetimi ile gerçekleştirilebilmektedir. Yaklaşık olarak yapı maliyetinin %60‟ını malzeme oluşturmakta bu nedenle malzemenin verimliliği ve doğru kullanımı hem yapı maliyetini hem de ülke kaynaklarının kullanımını olumlu yönde etkilemektedir.

Yönetimin yüksek verimlilik elde etmekteki önemi büyüktür. Malzemenin istendiği zaman hazır olmaması nedeni ile işçiler ve makineler boş kalabilir. Malzeme kontrolü, bu isteklerin zamanında yerine getirilmesini, malzemelerin en ekonomik yoldan alınmasını ve stokların gerekenden fazla olmamasını sağlamaktadır.

Yapım uygulamalarında şantiye dışında sipariş sorunu önem kazanmaktadır. Siparişin veriliş zamanı çok önemlidir. Erken sipariş depolama problemini, geç sipariş ise üretimdeki aksaklık dolayısıyla süre ve maliyette olumsuz etkiyi beraberinde getirmektedir. Bu nedenle zamanında ve doğru miktarda siparişin, yapıda aldığı yer ve şekli göz önüne almak kaydıyla stok alanında depolanması esastır. Taşımanın kısıtlayıcı etkiler arasında olduğu unutulmamalıdır.

Yapım kaynaklarının dolayısıyla ülke kaynaklarının doğru kullanımında, şantiye yönetiminin ve ona bağlı olarak malzeme yönetiminin önemi büyüktür. Bu nedenle malzeme yönetiminin ne gibi sorunlar içerdiğini bilmek ve bu sorunları doğru yöntemleri kullanmak, zamanında gereken önlemleri almak suretiyle akılcı çözümlere ulaştırmak gerekmektedir.

Türkiye ve yurt dışında uygulanan tedarik yönetimi modelleri incelendiğinde göze çarpan en belirgin fark henüz Türkiye‟de uygulama alanı bulmamış olan tersine lojistik kavramıdır. Tersine lojistik hammadde, yarı mamul, nihai ürün ve ilgili bilgilerin tüketim noktasından orijin noktasına doğru, değer kazanımı veya uygun şekilde yok edilme sağlamak amacı ile etkin akışının planlama, uygulama ve kontrol aktivitesidir. Bu açıdan tersine lojistik, firmaların çevresel açıdan daha etkin olmalarını da sağlayan bir süreçtir. Dünyada birçok firma, tersine lojistiğin hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemini fark etmiş ve bunu işletme misyonlarına taşımış bulunmaktadır. İyi bir tersine lojistik uygulaması, firmanın hammadde ve materyal edinim maliyetini azaltarak, müşterinin satın alma riskini düşürerek, tepki süresini kısaltarak, sosyal sorumluluğu yerine getirerek ve „çevreci firma‟ imajını iyileştirerek, firmaya rekabetçi avantaj sağlar. İşletmeler için geçerli olan bu çevresel ve maliyete dayalı fırsatların yanında, tersine lojistik, artık birçok ülkede geçerli olan yasal düzenlemeler ile de zorunlu hale gelmektedir. Bu sebeple firmalar sadece kendilerini değil, çalıştıkları tedarikçilerini de bu bağlamda seçmektedir. Bu çalışma, tersine lojistiği, içerdiği süreçlerini, bazı önemli yasal düzenlemeleri tanımlamakta ve mevcut uygulamalar ile eğilimler hakkında bilgi vermektedir.

Tersine lojistik temel olarak, isletmelere değer geri kazanımı, kar maksimizasyonu, çevresel yükümlülüklerin yerine getirilmesi, müşteri ilişkileri yönetiminde gelişme gibi faydaları sağladığı için önemlidir. Tersine lojistik aktivitelerinin başarılı bir biçimde yerine getirilebilmesi için ürünün, tasarımından üretimine ve geri kazanımına kadar yaşam döngüsü boyunca gerçekleştirilmesi gerekir.

SONUÇ

Yapım aşamasında, malzemelerin istenile  n zamanda, istenilen miktar ve özelliklerde temin edilmemesi malzeme faaliyetlerinin yönetiminde karşılaşılan bir sorundur. Genelde süre kısıdına sahip inşaat projelerinde üretimin aksamaması için malzeme yönetimi gündeme gelmekte ve önemi giderek anlaşılmaktadır. İnşaat sektöründe tedarik zinciri yapısı daha farklıdır. Müşterinin fiili talebinden başlayarak ürünün teslimi ile son bulur. Bu süreç, üretim endüstrisine göre çok daha uzundur. Hatta binanın tesliminden sonra bakım, yenileme süreçleri ve son olarak yıkımına kadar devam eden uzun bir süreç vardır.
Günümüzde gelişmiş ülkelerdeki işletmelerde uygulanması gerekliliği iyice anlaşılan ve firma için hayati önem taşıyan e-iş sistemlerinden biri olarak kabul edilen tedarik zinciri yönetimi sisteminin ülkemizdeki işletmelerce de öneminin ve yararlarının anlaşılması gereklidir. Gelişen bilgi ve haberleşme teknolojilerinin de yardımı ile işletmeler arası bütünleşmeler ve işbirliğinin değer yaratıcı biçimde yayıldığı görülmektedir. Artık günümüz dünyasında işletmelerin tek tek rekabetçi olmaları kavramı yerine yer aldıkları tedarik zincirlerinin bütününün oluşturduğu rekabet ortamı oluşmaktadır. Bu ortamda ülkemizdeki işletmelerin de rekabetçi kalabilmeleri ve gelecek kuşaklara işlerini aktarabilmeleri için birlikte çalıştıkları tedarikçileri ve müşterileri ile işbirliği yollarını daha da ileri götürerek iş ortaklığı prensibi ile hareket etmeleri, güven ortamı oluşturmaları ve iş süreçlerini birbirlerine açmaları gerekmektedir. Böylece tedarik zinciri içinde sınırların ortadan kalkması ile oluşturulacak bir zincir yönetiminin koordinasyonu ile işletmelerin tek tek amaçlarını en iyilemek yerine zincirin bütününde en iyileme yolu sayesinde bütün zincir üyeleri için daha çok yarar elde etme imkanı doğacaktır.

İnşaat tedarik zinciri yönetimi kavramı oldukça yeni olduğundan dolayı geliştirilmeye oldukça açıktır. İnşaat sektöründe de üretim sektöründeki gibi tedarik zinciri yönetiminden bahsedilebilir. İnşaatta genellikle dış kaynak kullanımının fazla olması inşaat tedarik zinciri yönetiminin benimsenmesini ve uygulanmasını sağlamaktadır. Sonuç olarak şirketlerin içinde bulundukları tedarik zinciri ne kadar etkin ise şirketlerin rekabet gücü o kadar artmaktadır. Bu rekabet gücü ise şirketlerin küreselleşme ile birlikte artan müşteri beklentilerinin karşılanabilmesini sağlamaktadır. Yurt dışında geliştirilen, başta ters tedarik zinciri olmak üzere, yeni modeller uygulama da denenmeli ve sürekli gelişim sağlanmalıdır.

Özge Akboğa
Selim Baradan
Ege Üniversitesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nine + twenty =

Web Yazılım